önceden birinin oturduğunu belli eden çöküntüye kaydı gözleri ,,nasıl biriydi ondan önceki uzun kısa şişman zayıf erkek kadın ,,,tüm erkek tiplemelerini canlandırdı gözünde en son -uzun boylu olsun kendinden kısa erkeklerden hoşlanmazdı ,kısa saçlı hafif sakallı bir yüzü keskin bakış-larla tamamlanmış tipte karar kıldı ,,,
o da yı

ratılmışlığını bu vapur koltuğunda mı yaşamıştı ,öyle olsun istemedi sorulan soruya hayır diyen çocuklar gibi telaşlı iki yana salladı kafasını ,tek bir parçalanmış beden yeter bu koltuğa ikincisine gerek yok diye düşündü ,elini çenesinin altına koydu alnını cama dayadı ondan öncekinin de böyle yaptığını biliyordu ,,,vapurun dışında martılara simit atanları izledi ,kim kimi eğlendiriyordu martılar mı insanları insanlar mı martıları saçma düşünmeye gerek yok,alnını iyice bastırdı cama hiç simit atmamıştı martılara hani olurda attığı simitleri beğenmemezlik ederler diye düşünmüştü herdefasında, insanlar öyle yapmamışmıydı ,bedenini sunduğu insansılar sevgisini paylaşmaktan kaçmamışmıydı hep,,,
simit atanlardan birine takıldı gözü sanki simit yerine yüreğini ufalayı

atıyordu martılara yok yok martılara değil boşluğa savuruyordu parçaları,,elinden gelse kendini savuracak gibiydi .yüzünü göremiyordu öfkemi hüzünmü neydi onu yönlendiren kestiremiyordu,iki elini vapurun demirlerine dayadı sonunda anlaşılan bitirmişti simitleri ,görüntüsü de bi garipti istiklal metalcilerinin tipine benziyordu ama bordo mavi kaşkol dolanmıştı boynuna, istanbula adapte olamayan bi anadolu göçmeni daha diye düşündü...
sarsıntıya bakılırsa vapur yanaşmıştı iskeleye ,ayağa kalktı kapıya doğru yürürken oturduğu koltuğa baktı şimdi biri daha derin iki iz vardı koltukta , bi parti verilse o koltukta oturmuş olanlar biraraya gelse diye düşündü sonra da güldü,,,
vapurdan inmeye çalışırken nekadar çok insanla birlikte aynı mekanı paylaştığını farketti,,,omuz omuzaydı herkesle herkes herkesle ,aynı cephede savaşır gibi aynı kıbleye saf tutar gibi ,kısa sürdü onurlu dayanışma karaya çıkana kadarmış tam bunları düşünürken sağ omuzunda müthiş bir acı hissetti bian dengesi kaybeder gibi oldu önce kapkaççı sandı hızla acının geldiği tarafa döndü tam bağıracakken gözü bordo mavi atkıya takıldı ,öfkesi düğümlendi boğazında ,aynaya bakıyordu sanki gayri ihtiyarı saçlarına gitti elleri her ayna gördüğünde böyle yapardı,afedersiniz dedi yansıma ,kanyağımı çıkartırken cebimden size çarptım umarım bişeyiniz yoktur,,,ne diyeceğini bilemedi kendini görüyordu ama ses ona ait değildi yüzünde gözünün etrafında yara izleri vardı ,elini alnına götürdü başı dönüyormuş gibi yaptı zaman kazanmak istiyordu,
isterseniz biraz oturun dedi yansıma
sessiz kaldı, yansıma onun bu tepkisizliğini evet olarak algılamış olacak ki koluna girerek iskelenin dışındaki çay bahçesine doğru yürümeye başladı kontrol yansımadaydı sanki ,güçsüzlüğünden utandı ,ama karşılık da vermedi merak ediyordu ...
şöyle oturun dedi yansıma ,oturmasını bekledi sonra da kendisi oturdu şimdi yansımanın gözlerindeki hüznü görebiliyordu ,yüreğini değil hüznünü savuruyordu boşluğa o parçaldıkça hüznünün arttığı anlaşılıyordu gözlerinden ,
özür dilerim tekrar , dedi yansıma ben SELÇUK...